Dünyanın ortasında

Akşehir deyince akla gelen ilk şey Nasreddin Hoca oluyor. Varır varmaz önce Nasreddin Hoca türbesine gittik. Akşehir, Nasreddin Hoca’yla özdeşleşmiş olsa da aslında sanılanın aksine Akşehir’de doğmamış. 1208 yılında Sivrihisar ilçesinin Hortu Köyü’nde doğmuş ama hayatının büyük bir kısmını Akşehir’de geçirmiş. Fıkraları ülkemizin sınırlarını aşıp geniş coğrafyalara ulaştığı için Nasreddin Hoca, Türk mizahının en büyük ustası kabul ediliyor.

Dünyanın ortasına yolculuk

Nasreddin Hoca halkın sorunlarını eleştirel bir üslupla dile getirip pratik zekâsıyla çözümler önermiş hep. Dünyanın merkezi hikâyesi de buna güzel bir örnek. Şöyle de bir fıkrası var:

Bir gün bir grup, Nasreddin Hoca’yı çevirip ‘Hocam, dünyanın ortası neresi?’ diye sormuş. Hoca, birkaç adım ilerlemiş, bastonunu yere saplamış ve ‘Dünyanın ortası burasıdır.’ demiş. Şaşıran kişiler, ‘Nasıl olur Hocam?’ demişler. Hoca da ‘İnanmazsanız ölçün’ diye yanıt vermiş. İşte o gün bugündür dünyanın ortası Akşehir’dir deniyor. Hatta bu fıkradan yola çıkılarak Türk Patent Enstitüsü’ne tescil başvurusunda bulunup ve tescil belgesi bile alındı. Akşehir’in dünyanın ortası olduğu tescillendiğine göre gönül rahatlığıyla biz de ‘’Dünyanın ortası Akşehir.’’ diyebiliriz.

class=’cf’>

Akşehir’de 1959’dan beri 5-10 Temmuz tarihleri arasında ‘Nasreddin Hoca Şenliği’ düzenleniyor. Her yıl bilim, sanat ve edebiyat alanındaki tüm dünyadan katılımcıları mizahla buluşturan bu şenlik, Nasreddin Hoca’nın iyimserliği ve fıkralarıyla insanları barışa ve sevgiye davet ediyor. Bahar da gelmişken yolunuzu Akşehir’e düşürüp hem bol gülmeceli bir hafta sonu geçirin, hem de bol bol meşhur kirazından yemeyi unutmayın.

Dünyanın ortasına yolculuk